ADNAN OKTAR’IN KANAL 35’DEKİ (İZMİR) RÖPORTAJINDAN…


MUHABİR:
 Evet, bir sorumuz… var hocam, doğadaki hayvanlar ve bitkilere bakıyoruz, toz toprak içinde olmalarına, su sabunla yıkanmamalarına rağmen her zaman temizler ama insan böyle değil, acaba neden insan daha önemli bir canlı olduğu halde, daha komplike bir canlı olduğu halde daha aciz yaratılmış diye sormuş …

ADNAN OKTAR: İnsan ne kadar aciz olursa imtihanı o kadar mükemmel olur, o kadar güzel olur, Allah’a o kadar yaklaştırır. Mesela Allah isteseydi bizim, yani insanların ağzını da, çiçeklerde olduğu, mesela çiçek ot, mesela güle çok güzel bir koku verebiliyor.

ADNAN OKTAR: Güle verdiği gücü insanın mesela ağzına da verebilirdi, mesela insanın ağzı gül kokardı, mesela yüzünü yıkamasına gerek kalmazdı, çiçek gibi pırıl pırıl kalabilirdi yahut çelik parçası gibi pırıl pırıl kalabilirdi. Özellikle böyle yapmıştır Allah, dikkat ederseniz insan vücudunun her yeri bir aczdir, kulağı ayrı bir acz taşır.

ADNAN OKTAR:  Gözü ayrı bir acz, tamamı ayrı, hepsi özel yapılmıştır. Halbuki mesela bir parfümeri mağazasının önünden geçiyorum, gördüm; ne kadar çok esanslar, parfümler, çeşit çeşit malzemeler var.

ADNAN OKTAR: Allah küçücük cam kutular içinde onları yaratmış ve onları paket de yapmış pakette, o şekilde göstertiyor bizim beynimizde.

ADNAN OKTAR: İsteseydi onu bizim vücudumuzda da yaratırdı o tip güzel kokuları ama yapmamış, tam tersini yapıyor, halbuki mesela koltuk altında çok güzel bir koku meydana getirebilir Allah istese. 

ADNAN OKTAR: Çünkü diğer bütün bitkilerde, bitkiler en aciz sümbülde, karanfilde, menekşede, hepsinde mis gibi koku yapıyor.

ADNAN OKTAR: Ama özel yapmamıştır ki cennete insanlar özlem duysun diye. O zaman cennete özlem duymama riski oluşur. O kendindeki aczi gördükçe sürekli cennete olan isteği artacaktır. Çünkü mesela biz kafamızda mükemmel bir kadın düşüncemiz var ama onu bulamayız, mesela mükemmel bir müzik vardır, bir türlü onu bulamayız.

MUHABİR: Evet

ADNAN OKTAR: Sürekli CD alıyoruz, kaset alıyoruz ama aradığımız müziği şimdiye kadar bulamadık biz. Aradığımız kokuyu da bulamayız.

MUHABİR: Evet

ADNAN OKTAR: Aradığımız kadını da bulamayız, yani mükemmel, hepsi cennettedir onun için. Bilinçaltımızda o vardır bizim. Mesela mükemmel ev vardır, saraya gitsek de beğenmeyiz, evimize gitsek bari deriz, değil mi?

MUHABİR: Evet

ADNAN OKTAR: Hiç birini beğenmeyiz o anlamda. Çünkü biz cennete göre kodlandığımız için bilinçaltımızda o cennet ve sonsuzluk düşüncesi çok güçlü bir içgüdüdür bizde, yani sonsuz yaşama içgüdüsü en güçlü içgüdüdür insanda ve tek tatmin edilmeyen içgüdüdür bu. Bu tatmin edileceği için verilen içgüdüdür. Mesela cinsel içgüdü verilir, tatmin olur, yiyecek içgüdüsü verilir, tatmin olur, üreme içgüdüsü vardır, hepsi tatmin olur ama bir tek sonsuzluk içgüdüsü tatmin edilmemiştir ki eğer öyle olmuş olsa, yani insan hiç ölmeyeceğini bilmiş olsa, düşünün yani ne yapardı, ne olurdu, bu kadar kısa bir hayata rağmen böyle olmasını düşün.