Allah dünyada imtihan olmaları için bir çok insan yaratmıştır. Bu insanların bir kısmı iman eder çoğu ise iman etmekte diretirler. Fakat Allah bu çoğunluğun insanları yanıltmaması gerektiğini ‘Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar…’ ( En’am Suresi, 116) ayetiyle bildirmektedir.

Allah ‘Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık(hazırladık). Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır. ( A’raf Suresi, 179) ayetinde de cehennem için çok sayıda kişi yarattığını bildirmektedir. Dolayısıyla inkar edenlerin sayısının çok olması insanları gevşekliğe sürüklememelidir. Çünkü bu insanların çoğu cehennem  için yaratılmış olabilirler. (Doğrusunu Allah bilir)

Cehennem için yaratılan insanların ayette tarif edilen özellikleri, onların müminlerle arasındaki farkı da ortaya koymaktadır. İnkar edenler adeta ruhsuz gibidirler. ‘Gözleri görmez’, yani Allah’ın kusursuz sanatını idrak edemezler, ‘kulakları duymaz’ yani imana davet edildikleri halde kalplerinde bir etki oluşmaz. Allah inkar edenlerin ruhlarının katılığını bir başka ayette şu şekilde bildirmektedir:

‘Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır… ‘(Bakara Suresi, 74)


Müminlerin ise Allah’a olan saygı dolu korkuları ayette bildirilen ‘Allah korkusuyla yuvarlanan taşlar’ örneğinde olduğu gibi çok güçlüdür. Çoğu insana uyarak değil sadece Allah’ın varlığını düşünerek, Allah rızası için Kuran’a uyarak yaşarlar. Dolayısıyla vicdanları son derece açıktır. Kuran’a uygun ahlak göstermelerinden ötürü Allah kalplerinde çok derin sevgi ve çoşku yaratır. Allah’ın yarattığı güzellikleri görüp takdir edebilecekleri ‘gözleri’ ve Allah sevgilerinin artmasına vesile olacak ‘kalpleri’  vardır. Allah’a tek başlarına hesap vereceklerinin şuurunda oldukları için her anlarını Allah’ın hoşnutluğunu arayarak geçirirler.